≡ Menu

Kültürlü olmak

Kültürlü olmak

Üniversite okumakla üniversiteli olunmuyor tıpkı şehirde yaşamakla şehirli olunmadığı gibi. Ülkenizde futbolun olması, son model arabalara binilmesi stadlarınızda şiddeti trafikte sorunlarımızı bitirmiyor malesef.

Biz birşeyi öylesine seviyoruz ki yaptığımız haraketin doğru olup olmadığını düşünmemize fırsat kalmıyor sevmekten. Ana gibi vatan gibi seviyoruz sevdiğimizi, takımları. Unutuyoruz birgün mağlup olabileceğimizi.

Tabi ki bu dışardan gelen yeniliklerin henüz oturmadığının da göstergesi. Tıpkı Osmanlı Devleti‘nde ıslahat çalışmalarının yapılması ancak halka yansımaması gibi. O dönemde halk tabanına inemiyordu. Şimdilerde halk tabanına yayıldığı halde kültür haline gelemiyor.

Hep aynı sorular

Örneğin; taraftarlara itidal çağrısı yapıyoruz. Birbirinizi tahrik edecek, küfüre, kavgaya sebebiyet verecek hadiselerden uzak durun diyoruz televizyonlarda. Ancak aynı televizyondan kışkırtıyoruz yine birbirimizi. Ufacık bir fırsat arıyoruz derbi maçlardan önce gerginlik yaratacak küçük bir neden. Kimin söylediği önemli değil. Futbolcu, yönetici, taraftar yeter ki malzeme çıksın ahlak dersi veren bazı medya mensubu arkadaşlarımıza. Ne de olsa maçtan sonra yine aynı soruları biz soracağız.

Sonuç

Ülkemize kültürel öğeler; tiyatro, sinema, film, resim, müzik gireli yaklaşık 1 asır oldu. Ancak sanata ve sanatçıya verilen değer ortada. Örnekleri çoğaltabiliriz ancak şimdilik yeterli buluyoruz. Zira ileride bu konuda konuşacak çok şeyimiz olacağı bariz ortada.

{ 0 comments }

Araplar için batılı olmak

Geçenlerde bir arkadaşın iş yerinde oturmuş çayımı yudumlarken İbrahim Karagül’ün gazetedeki yazısına gözüm ilişti. Köşe yazısı içinde dikkatimi çeken yeri sizlerle paylaşmak istedim.  İbrahım Karagül şöyle diyor “Araplar için kendı ırkını ne kadar satarsan o kadar batılısın…” Yorumu sizlere bırakıyorum.

{ 0 comments }

Müşteri nedir?

Şirkette tek bir patron vardır: Müşteri. Parasını başka bir yerde harcayarak, genel müdürden en alt kademedeki çalışana kadar herkesi kovabilme gücüne sahiptir” WalMart’ın kurucusu, Sam Walton
{ 0 comments }

Merhaba dünya!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

{ 1 comment }

Karşındakine sevdiğini nasıl söylersin?

Bazen aşkı anlatmak için sadece ona karşı neler hissettiğinizi söylemeniz yetmez.Söyleseniz de anlamaz. Anlatsanız da dinlemez. Siz çaresizlik içinde kıvranırken o hiçbirşey olmamış gibi geçer gider yanınızdan.

En Kısa Aşk Hikayesi

Dünyada en çok izlenen en popüler aşk hikayelerinden birini izleyeceğiz. Hikayenin geçtiği kısmet döner tamamen rastlantı mıdır? yoksa Amerika’daki türk restorantlarından biri midir? bilinmez ama hikaye izlemeye değer.

İşte izlerken heyecanlandıran bir o kadar da duygusal Cornetto reklam filmi;

{ 0 comments }

Bir Bloggerın Hikayesi

Bir Bloggerın Hikayesi

Bu soğuk buz gibi kış gününde hoşgeldin sefalar getirdin. Çok üşümüş görünüyorsun. Az biraz sabret, sık dişini yaz geldi. Bundan kelli bahar gelir havalar ısınır. Birazdan okuyacaklarınla içinin ısınmasını temenni ediyorum.

Senin görüpte söylemediğin, duyupta kulak asmadığın, anlayıpta anlamamazlıktan geldiğin şeyleri yazıyorum. Bu siteye girdiysen bu yazıları okuyorsan muhtemelen merak etmiş olmalısın. Diğer sitelerden farklı olmayan ama tıpkısının aynısı da olmayan bir bloga niye geldin, gelmeseydin, seni görmez olaydım gibi serzenişlerde bulunmayacağım. Bilakis izzeti ikramda bulunacağım..

Bizde öyle herkese her zaman kahve yapılmaz. Kahve içmek için ya kız isteyeceksin veya dert anlatıp dinleyeceksin. Ha bu arada unutmadan söyleyeyim.

Kahve yemenden, bülbül çemenden, sohbet ezelden gelir. Tabi ki kahve bahane, gönül ne kahve ister, ne kahvehane, gönül sohbet ister, kahve bahane diyelim sözü fazla uzatmayalım.

Bizde misafir baş üstünde ağırlanır el üstünde uğurlanır. Ey ahali duyduk duymadık demeyin. Göz açıp kapayıncaya kadar yeni tohumlar ekeceğim bloga. Onlara bakmayı, ayda bir gelip sulamayı unutma emi. Hadi Allaha emanet ol. Kal sağlıcakla..

{ 0 comments }